‘Diziler’ Kategorisi için Arşiv
House M.D. ilk izlenimler
Doktorluk, hastane konusunda bir çok dizi üretmiş, hatta en iyilerini üretmiş Amerikan tvleri House M.D. ile bir kere daha beyaz önlüklüleri hikayesinde kullanıyor. Dizide her zaman olduğu gibi bir ekip var(bu sefer 4 kişi), dizinin başında meydana gelen tıbbi vakanın teşhisini ve tedavisini efsanevi bir biçimde bulmaya çalışıyor. Bu bakımdan dizi CSI dizilerinin tam bir kopyası. Görüntüler, anlatım bile pek farklı değil. Ancak en büyük fark diziye ismini veren Dr. House karakteri. Yegane gücün tek karakterde buluştuğu ender Amerikan dizilerinden olması ve karakterin bitmek bilmez bir kaynakla besleniyormuş gibi yansıtılması hem diziye hem de karaktere karşı ilgiyi büyütüyor. Bütün bu sebepler Dr. House M.D’yi oynayan Hugh Laurie‘nin bölüm başına 300.000$ almasını sağlıyor. Karakter 2007 yılı Emmy ödüllerinde en iyi drama oyuncusu ödülüne aday gösteriliyor. Yani Sharlock Holmes vari bu diziyi merakla takip edebileceğinizi söyleyebilir.
Grey’s Anatomy ilk izlenimler
İkinci sezonun ortalarıdayken bu diziyle ilgili bir şeyler yazmak istedim.
Dizide 5 cerrahi stajyerinin hikayesi anlatılıyor. Tabi başta anlatıcımız Grey var. Karakterlerin birbiriyle ilişkiye girdiğini diğer dizilerde de görürüz. Ayrıca gerçek yaşamda birlikte hareket eden ve toplu halde yaşayan insanlarda bu hareket görülebilir. Ancak dizide bu ilişkilerin dinamo olarak kullanılması dizinin seyir kalitesini düşürüyor.
Amerikan dizilerin(şimdi tüm dünya da öyle bir tek bizde değil) genel özelliği başkarakter ya da başa yakın karakterlerin zayıflıklarıdır. Sitkomların tamamında pısırık erkek(light erkek) bulmak mümkündür. Dizilerin sağlıklı yürümesi ve izlenmesi için gerekli olan ikinci şart bu olsa bile bunu ülkemizde görmek mümkün değildir. Bizim baş karakterlerimiz hep yenilmez, hep güçlüdür. Sadece başlarına kötü olaylar gelir ve karakter engelleri bir bir aşar. Beyaz Gelincik, Ihlamurlar Altında, Gümüş gibi çok izlenen diziler senaryonun gidecek yeri olmamasından ötürü bitirilmiştir. Yani sonunda karakterin aşacağı engel de kalmaz. Anatomiye tekrar dönersek, her karakterin zayıflıkları, diğer karakterlerin sağlamlığı olduğu için karakterler kendi içinde çatışma yaratsa bile toplu olarak bir bütünlük ifade ediyor.
Anlatıcı konumundaki Grey’in her bölümün girişinde ve bitişinde yaptığı -genelde terminolojik açıklamalar- çoğu zaman bıkkınlık verebiliyor. Bu da Hollywood havası koklayan her yapımın kaçınılmaz sonu olarak görülebilir. Sistematik olarak aynı şekilde farklı konular işleniyor. Karakterler o yolda yoruluyor.
Oyunculuklara gelirsek, kesinlikle karakterler rollerinden hiç çıkmadan bölümlerce işi götürmüş. Hep aynı mimiklerle iş yürüse de oyunculuk işini bizden iyi yaptıkları kesin. Hele ki Grey’s Anatomy’nin Türk versiyonu Doktorlar’ı gördükten sonra Amerikan oyunculuğunun bizden ne kadar üstün olduğunu görebilirsiniz. Tabi bu durumun biraz bizim tv sistemimizle, eğitim sistemimizle alakası var. Ama kesinlikle Grey’s Anatomy’i izleyen biri iseniz Doktorlar’ı izlerken kahkahalar atabilirsiniz.
Yorum Yapın
Yorum Yapın